Katılımcılar, nükleer enerjinin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması ve karbon sıfır hedeflerine ulaşması için stratejik önemini vurguladı
Uluslararası Ayder Forumu’nun ikincisi, Rize’de düzenlendi. Karadeniz bölgesinin kalkınmasına yönelik temel meselelerin tartışılması ve bölge ülkeleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olan forumun açılış törenine, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın da aralarında bulunduğu ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok isim katıldı. Etkinlikte kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, bilim ve iş dünyasından 500’den fazla temsilci yer aldı. Forumun bu yılki ana teması “Enerji, Küresel Güvenlik ve Diplomasi” oldu.
AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Profesyonel diyaloğun bir parçası olmak, Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin inşaat süreci hakkında kamu kurumlarını, kamuoyunu ve iş dünyasını düzenli olarak bilgilendirmek AKKUYU NÜKLEER için büyük bir önem taşıyor. Projemiz, Türk ortaklarımızla yakın iş birliği içinde ve Türk şirketlerinin geniş katılımıyla hayata geçiriliyor. Akkuyu NGS gibi stratejik öneme sahip bir altyapı projesi, Türkiye ekonomisi için uzun vadeli etkiler yaratıyor, iklim hedeflerine ulaşılmasına katkı sunuyor ve Türkiye’nin yeni nükleer enerji projelerinin hayata geçirilmesi için yol açıyor.”
AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Sürdürülebilir Kalkınma ve Enerji Şirketleri ve Ticari Birlikler ile İletişim Direktörü Esra Songur da forumun tematik oturumlarından birinde sunum yaptı. Konuşmacı, Akkuyu NGS inşaatındaki güncel durum hakkında bilgi vererek projenin Türkiye’nin ekonomik ve sosyal istikrarının güçlendirilmesi, sanayinin büyümesi ve beşeri sermayenin geliştirilmesi açısından önemine vurgu yaptı.
Konuşmacı ayrıca, Rosatom’un küçük modüler reaktörler (SMR) alanındaki deneyimlerini de paylaşarak bu alanda hayata geçirilen ve devam eden projeler ile Rus teknolojilerinin avantajları, güvenliği ve teknik özellikleri hakkında bilgi verdi. Bu kapsamda, dünyanın ilk yüzer nükleer güç santrali olan “Akademik Lomonosov”un 5 yılı aşkın süredir faaliyette olduğu ve bu süre zarfında 1 milyar kilovatsaatten fazla elektrik ürettiği, Rusya’nın Yakutistan bölgesindeki kara tabanlı küçük modüler nükleer güç santrali projesinin ise aktif uygulama aşamasında olduğu belirtildi.
Akkuyu NGS projesi, Türkiye ekonomisine yapılan en büyük yabancı yatırımlardan biri olma özelliğini taşıyor. İnşaat için ekipman ve malzeme tedarikine Türk şirketleri aktif olarak katılıyor. Projenin çeşitli aşamalarında 2.000’den fazla işletme tedarikçi ve alt yüklenici olarak görev alıyor. İşletme personelinin yetiştirilmesine yönelik kapsamlı bir eğitim programı uygulanıyor. 600’den fazla Türk uzman Rusya’nın önde gelen teknik üniversitelerinde mühendislik eğitimi alırken, bunlardan 319’u nükleer enerji sektöründe talep gören mesleklerde eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu NGS’de çalışmaya başladı.
Akkuyu NGS’nin işletmeye alınması, kömür ve gaz kaynaklı elektrik üretiminin yerini alarak atmosferdeki sera gazı emisyonlarını yılda yaklaşık 18 milyon ton CO2 eşdeğeri miktarında azaltacak. Böylelikle Akkuyu NGS, Türkiye’nin Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmasına önemli ölçüde katkı sağlayacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı



